TUTULDUK EY HALKIM HATIRLA BİZİ!
31 Ocak 2018 Çarşamba günü 2018 yılının en önemli gök olaylarından biri yaşanacak bu gerilim dolu sürece hazır mısınız?
Bu olayı sadece astrolojik açıdan değerlendirmek gökbilimine ve gökyüzünün ışıltılı dünyasına haksızlık olur. Neden önemli olduğunu ise kısacık anlatayım.
31 Ocak 2018 Çarşamba günü Ay ile ilgili önemli olaylar aynı anda yaşanacak. Gerçekleşecek gök olaylarını tanımlayacak olursak:
1) Ay Tutulması: Hala okullarda öğretilir mi bilmem ama ben ilkokulda Hayat Bilgisi dersinden itibaren bilirim tutulmaların tanımını. işte o tanım; Dünya, Ay ile Güneş'in arasına girdiği zaman gerçekleşen gök olayına Ay Tutulması denir.
2) Kanlı Ay: Ay, Dünya' nın hizasına tamamen girdiğinde, yani gölgesindeyken kızıla boyanır. Bu da Kanlı Ay olarak adlandırılıyor.
3) Mavi Ay: Bir ay içinde gerçekleşecek ikinci Dolunay' a Mavi Ay diyorlar. İngilizlerin bu olayın ne derece ender olduğunu vurguladığı bir deyimleri bile vardır. "Once in a Blue Moon" dilimize çevirisi kırk yılda bir olarak yapılır.
4) Süper Ay: Ay, Dünya' ya en yakın noktada olacak, bu nedenle her zamankinden daha büyük daha parlak daha ihtişamlı görünecek. Dolunay'ın etkilerini de katmerli hissedeceğiz sevgili Lunatik kardeşlerim.
Bu gökyüzü fenomenlerinin tanımlarını tek tek yapınca hem gerçekleşecek olayın ne denli mucizevi olduğunu daha iyi anlıyoruz hem de aslında gökyüzüne burçların dışında bakmamız gerektiğini hatırlıyoruz. Tüm bu olayların aynı anda meydana gelmesi ise en son 152 yıl önce gerçekleşmiş. Evrenin nadir anlarından birine şahitlik edeceğiz kısacası.
Ne yazık ki bu mucizevi olay gerçekleşirken ülkemiz gündüz saatlerini yaşıyor olacak. Bu nedenle çıplak gözle göremeyeceğiz ama etkilerini yaşamımızda ve kendimizde hissetmemiz kaçınılmaz.
İşin teknik kısmını yukarıda yalın bir şekilde anlattık madem gelelim biraz etkilerine. Bugün gayet sakin uyandım, her gün gibi belki biraz daha huzurlu, enerjik, minnoş hatta. Neyse bir yere yetişmek üzere evden çıktık. 10 katlı bir apartmanda topu topu 5 daire daimi sakini. Biz de evden nadir çıkan insanlarız ve ancak acil durumlarda ve elimizde eşya olduğu zaman asansör kullanıyoruz, malum sağlıklı yaşam algoritması. Ama nasıl oluyorsa her defasında asansör kullanacağımız zamanlarda asansör istisnasız meşgul oluyor veya düşüncesiz komşularımız tarafından meşgul ediliyor. Her neyse asansörü çağırdık içinde insanlar var. Üstelik asansöre Tuzla - Mecidiyeköy otobüsü gibi doluşmuşlar. İşimizin acil olduğunu belirtmemize rağmen mal mal bakıp istiflerini bozmadan devam ettiler. Ben merdivene yöneldim. Aşağıda komşularımızla karşılaştık. Öyle rahat öyle umursuzlar ki sinirlerim bozuldu. En nihayetinde servisi kaçırdık ve gideceğimiz yerden kaldık. Bu durum man kafa komşu olacak insan müsveddelerinin mallığı ile katmerlendi. Elbette ben sinirden yıktım apartmanı birazcık. Sinirlerimi kontrol edemedim ya da etmek de istemedim. Ne saygısızlıkları kaldı ne insanlıktan nasibini alamamışlıkları. Karşı komşumuzun da birkaç küçük mallığı vardı onlar da aldı nasibini bu patlamadan. Ama 10 katlı apartman inledi. İnlettim. Bir yarım saat sonra ne o öfkeden eser kaldı ne sinirden. Kendime bir küçük şaşırdım sonra geçti.
Gel gelelim akşamüstüne doğru Twitter' da takip ettiğim bir astroloji hesabı "Kanlı Dolunay'da yapmamız gereken bir egzersiz" başlığında bir yazı paylaşmış. Aydınlanmacı bünyem bu küçük detayı asla kaçırmazdı. Yazı özetle bugün bizi sinir eden insanları ve olayları yeniden gözden geçirmemizi öğütlüyordu. Tahammülümüzü zorlayan kişi ya da durumu zihnimizde canlandırarak kendimize "Bu kişinin canımızı sıkmasına sebep olan ve içimde görmem gereken şey ne?" diye sormamızı istiyordu. Bunu yaparsak iç yönelimi sağlayarak cevabı bulacakmışız. Ben de dediğini harfiyen uyguladım.
Sonuç
Sonuç olarak ben sinirlenmekte haklı olduğumdan, bunlar gibi düşüncesiz, bencil ve saygısız tiplerin hak ettiği davranış biçiminin bu olduğunu ve yaptıklarının ne olduğu yüzlerine vurulmadığı sürece bunun farkına varamayacaklarını, farkına varmak istemeyeceklerini çünkü ancak bu şekilde ahmaklığın yarattığı konfor alanında yaşamlarını hiç irkilmeden sürdürmeye devam ettireceklerini düşündükçe yaptığımın ne kadar doğru ve yerinde olduğundan bin kez daha emin oldum.
Öğüdün devamı şu şekildeydi:
"En nihayetinde bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum." Bunu gösterdiği için birbirinden kıt beyinli komşularıma ve yaşam boyunca karşıma çıkacak diğer kot kafalılara dünyayı dar etmeye ant içtim. Benimle misiniz Spartalılar? Eğer öyleyse
Let the linç begin!😈
Gelelim Lunatics mevzuna
Dolunay sürecinde yaşanan duyguların, özellikle öfkenin kontrol edilememesi durumuna maruz kalan insanları bu şekilde tanımlıyorlar; Lunatikler. Ben de onlardanım. Dahası dolunay dönemi benim regl dönemime denk gelir hep ve kan gövdeyi her iki manada da götürürdü. Bu defa öyle olmadı. Hayret 😮 Sevgili Murphy halime acımış olmalı ki 😇 bu muhteşem doğa olayında kendi bünyem bana savaş açmadı.
Yalnız ben bu kontrolsüz güç nedeniyle yarın kendimi toplumdan izole etmeyi düşünüyorum. Kendimi ev işlerine adamayı planlıyorum. Böylelikle bir taşla iki kuş vurmuş olacağım. Öncelikli olarak kudurgun ve şuursuz olarak topluma salınmış kitleden kendimi korumuş olacağım. Sonrasında İspanyol güreşçi boğaları gibi deli kuvvetimi faydalı bir işgücüne ve kendi yararıma dönüştüreceğim. Ev mis gibi olacak.
Gece de bir kadeh şarap ile mehtabı seyredeceğim.
Zeki bir kadın olmak ne güzel.
Küçük bir ekleme yapmak istiyorum. Tutulmalarda gereksiz yere tahammül ettiğimiz insanları hayattan çıkarırken gösterdiğimiz o soğukkanlı ve kararlı tutum oluyor. İlla benim gibi dip köşe ev temizlemek zorunda değilsiniz, telefonunuzu elinize alıp sosyal medya hesaplarınızda kel alaka var olan tipleri, anlamsız yere duran mesajları, telefon numaralarını ve fotoğrafları silin. Sonra ne kadar rahatladığınıza kendiniz bil inanamayacaksınız. Kıymetimi bilin bu tatlı detayı size astroloğunuz bile söylemez.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder